Mademki bu köşede tanışmamız “Yaşanmış Bir Öykü” ile oldu, aynı şekilde yine yaşanmış bir başka öykü ile devam edelim. Bu öykümüz denizaşırı olacak. Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi haritasını bir an için gözünüzün önüne getirin. Kanada’nın Güney-Doğusuna doğru uzanan ve ABD nin Kuzey-Doğu eyaletlerinden oluşan bölgeye New England adı verilmektedir. Kuzeyde konuşlanması nedeniyle doğal olarak bu [...]
Şubat 25th, 2010 | Kategori Köşe Yazıları | Devamını Oku
Öğrenmenin insan yaşamına anlam kazandırmasına, insanın eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) mertebesine ulaşmasının da esfel-i sâfilin (aşağıların aşağısı) derecesine düşmesinin de “öğrenme ve öğrendiklerini yaşam felsefesi, hayat rehberi yapma” ile ilişkisine dikkat çektiğimiz önceki yazımıza devam edeceğiz bu haftaki yazıda. İslam’ın temel iki kaynağı Kur’an ve Sünnette, öğrenme ve öğrenilen ile amel etme hususuna verilen [...]
Şubat 22nd, 2010 | Kategori Köşe Yazıları | Devamını Oku
Yaratılmışlar içerisinde davranışlarının sorumluluğunu üstlenmek zorunda olan mahlûk, yaratılışı en üst düzeyde ve karmaşık olan insanoğludur. Onun dışındaki tüm varlıklar yaratıldıkları fıtrat üzere yaşamlarını sürdürür ve ölürler. Bu nedenle de davranışlarından sorumlu değillerdir. Yalnızca insanoğludur ki; cüz-i iradesi ile seçim hakkına sahip olarak dilediği gibi davranıp, Yaratan’ın kendisi için biçtiği ömrü istediği biçimde yaşayabilir. Bu [...]
Şubat 9th, 2010 | Kategori Köşe Yazıları | Devamını Oku
Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden birisinde uzun yıllar eğitim profesörü olarak görev yapmış, sahasında yetkin bir hocam yıllar önce basit bir sosyolojik analiz yapmıştı. Ona göre dünya kültürlerini kaba bir tasnifle üçe ayırmak mümkündü: 1) Geçmişi Kutsayan Kültürler 2) Anı Kutsayan Kültürler 3) Geleceği Kutsayan Kültürler Birincisi “geçmişi kutsayan kültürler” dir ki bu kültür yeni kuşakların [...]
Şubat 2nd, 2010 | Kategori Köşe Yazıları | Devamını Oku
Öykümüzün kahramanı Anadolu’nun şirin bir ilçesinin göreceli olarak şehre yakın bir köyünde anne-babasının ilk çocuğu, ancak hayatının ilk sekiz yılını içinde geçirdiği toplam yirmi sekiz (28) üyeli geniş bir ailenin yirmi dokuzuncu bireyi olarak, bir rivayete göre 1954, annesinin ifadesine göre ise 1955 yılında dünyaya geldi. Hane reisi olan rahmetli dedesi askere geç çağırılsın diye [...]
Ocak 20th, 2010 | Kategori Köşe Yazıları | Devamını Oku