Nazlı Ilıcak itiraf etti...

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla "anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın da aralarında bulunduğu 6 sanığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nce yeniden yargılandığı davada, sanıkların savunmaları alınıyor.

Haberlinki
Haberlinki
21 Eylül 2018 Cuma 16:02
Nazlı Ilıcak itiraf etti...

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nce büyük salonda  yapılan duruşmaya, tutuksuz sanık Mehmet Altan ile tutuklu sanıklar Ahmet Altan,  Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Şükrü Tuğrul Özşengül katıldı.

Duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık Nazlı Ilıcak, ilk derece  mahkemesinde birçok delil sunduğunu, ancak bunlara gerekçeli kararda yer  verilmediğini gördüğünü söyleyerek, "Ben 15 Temmuz'u, 16 Temmuz'a bağlayan gece  attığım çok sayıda darbe karşıtı tweeti belge olarak ibraz ediyorum. Ben o gece  'darbe böyle olmaz, sonu hüsrandır memleketime yazık' şeklinde o gece çok sayıda  tweet attım. Tayyip Erdoğan'ı sevmeseniz bile bu tür kalkışmaların ülkeye zarar  verdiğini yazdım. Bunların belgelerini sundum ama maalesef bu belgelerin hiçbiri  kale alınmadı. Darbeden 2 ay önce darbe karşıtı yazı yazdım. Bunu da delillerin  arasında sunmuştum." diye konuştu.

Kendisinin darbeye karşı bir insan olduğunu savunan Ilıcak, "Çünkü  benim babam Yassıada'da yattı. Dolayısıyla darbe deyince benim en nefret ettiğim  konudur. Nazlı Ilıcak'a hatta asker düşmanı diyorlardı. Ben askere düşman falan  değilim. Askeri darbelere, müdahalelere her zaman karşı oldum. Hukukun  üstünlüğünü savunan insan hiç darbeci olabilir mi?" dedi.

Zekeriya Öz'le röportaj yaptığı sırada çekilen kar topu fotoğrafına  ilişkin de konuşan Ilıcak, şunları anlattı:

"Bir kere Zekeriya Öz o tarihte terör örgütü üyesi olarak bilinmiyordu  serbest dolaşıyordu. Ayrıca Öz, HSYK tarafından görevinden uzaklaştırılmıştı ama  nedeni Dubai'de Ali Ağaoğlu tarafından finanse edilmiş olmasıydı. Gerekçe buydu.  Ben zaten bu tarz soruları da kendisine sordum. Kaldı ki Zekeriya Öz, Odatv  operasyonunu yaptığında ben o dönemde Adalet Bakanı olan Sadullah Ergin'i aradım.  'Öz hakkında HSYK'da çeşitli soruşturma talepleri var. Niçin bunların önünü  açmıyorsunuz.?' dedim. Daha sonra 'Zekeriya Öz'e soruşturma açılamaz mı?' diye  yazı yazdım. Benim Zekeriya Öz'le yakından uzaktan hiçbir alakam yok gazetecilik  faaliyetim haricinde." ifadelerini kullandı.

Nazlı Ilıcak, "Fuatavni gibi hesapları Nazlı Ilıcak başkaları ile  paylaştı' deniliyor. Paylaşmış olabilirim ama bu hesaplar FETÖ'cü diye bilinen  hesaplar değildi ki. O zamanlar Fuatavni'nin kimliği çok tartışılıyordu.   Özellikle Fuatavni'nin mesajları gazetelerde çok çıkıyordu. Bunlar bilgi veren ve  daha ziyade muhalefet eden arada böyle espri yapan hesaplar olarak görülüyordu.  Paylaştıklarım kendi düşüncelerim değildir, bilgi amaçlıdır diye Twitterhesabıma  da yazdım." ifadelerini kullandı.

"Cemaat" diye bilinen hiçbir yayın organında çalışmadığını savunan  Ilıcak, şöyle devam etti:

"Bunu bir suç olarak gördüğüm için değil. Benim 42 yıllık gazetecilik  hayatım var ama ben bir cemaat yapısı içinde, onun içinde bir gazetede çalışmam.  2013 sonuna kadar Sabah Gazetesi’nde çalıştım. İşime son verildiği için iş  aradım. Bugün Gazetesi ve Zaman Gazetesi'nden teklif geldi. Hiç düşünmeden Bugün  Gazetesi'ni tercih ettim. Çünkü ne olursa olsun bir iş adamına aitti. Akın İpek o  zaman terör örgütü üyesi falan değil, serbestçe dolaşıyordu. Ben onun daha sonra  bir terör örgütü ile iş birliği içinde olduğunu bilemem. Ben sempatizan olarak  biliyordum.  Onu ifade edeyim. 1,5 yıl orada çalıştım. 2 yıldır da cezaevindeyim.  Başka da FETÖ yapısıyla uzaktan, yakından hiçbir ilişkim olmadı."

"Aldandığımı bugün itiraf ediyorum"

Tutuklu sanık Nazlı Ilıcak, "15 Temmuz sonrası ben bu asker  içerisindeki yapılanmayı fark ettikten sonra,  maalesef gerçeği 15 Temmuz  öncesinde görmediğimi kabul ettim ama bunların amacını bilerek, isteyerek,  kasıtla destek vermemin imkanı yok.  Ben cemaatin kriminal yüzünü 15 Temmuz  sonrası gördüm. Çünkü bunlar sinsi bir örgüt. Güler yüz, tatlı kelam, güzel  okullar, fakir fukaraya yardım, bu dini faaliyetleri beni cezbetti. Benim  Tercüman gazetesinden gelen muhafazakar geçmişim olduğu için. Yani bu başörtüsü  davalarında her zaman en büyük mücadeleyi verdiğim için zannettim ki aynı  zihniyet. Aldandığımı bugün itiraf ediyorum." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi'nin Mehmet Altan hakkında verdiği kararın kendisi  için emsal teşkil ettiğini anlatan Ilıcak, şunları söyledi:

"Benim de yaptığım gazetecilik faaliyetinden ibarettir. Ben öncelikle  beraatimi talep ediyorum. Kendimi suçlu görmüyorum. Eğer beni beraat ettirmeyi  düşünmüyorsanız tahliyemi talep ediyorum. Bugüne kadar savunmalarımda yaşımı  ileri sürmemeye gayret ettim. Fakat şunu itiraf edeyim ki ben artık gerçekten çok  yoruldum. 74 yaşındayım. 42 yıllık bir gazeteciyim. Cumhuriyet tarihinde 70 yaşın  üzerinde 2 yıl yatan gazeteci yok. Ben 2 senedir hiçbir suçum olmamasına rağmen  yatıyorum. Adli kontrolle de istenen amaca ulaşılabilir. Ben hiçbir zaman  kaçamam. Darbe olduğunda kimi gazeteler 'FETÖ'cü militanların kaçış planı' diye  bizim ismimizi koymuş. Kaçmayı hiçbir zaman düşünmedim, kendime yakıştırmam."

Ilıcak'ın savunmasını yaptığı sırada, sık sık ağladığı görüldü.

Tutuklu sanık Fevzi Yazıcı da hakkında hiçbir fikri olmadığı bir  reklam filminden sorumlu tutulduğunu iddia ederek, "Benim bu reklamla ilgili  hiçbir bilgim yok. Çünkü ben Zaman Gazetesi'nin görsel yönetmeniyim. Görsel  yönetmen basılı gazetenin tasarımını yapar, kısaca gazetenin estetiğinden  sorumludur. Reklam filmi çekmedim." dedi.

Duruşmaya, ara verildi.

Hürriyet

Son Güncelleme: 22.09.2018 11:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.