Erdoğan-İnce görüşmesinin tarihi belli oldu

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu akşam saat 21.00'de görüşeceklerini açıkladı. İnce, "Az önce cevap geldi, Sayın Erdoğan bu akşam saat 21:00’de kabul edeceklermiş, şimdi de ona gidip başarılar dileyeceğim" dedi.

Erdoğan-İnce görüşmesinin tarihi belli oldu

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu akşam saat 21.00'de görüşeceklerini açıkladı. İnce, "Az önce cevap geldi, Sayın Erdoğan bu akşam saat 21:00’de kabul edeceklermiş, şimdi de ona gidip başarılar dileyeceğim" dedi.

Haberlinki
Haberlinki
09 Mayıs 2018 Çarşamba 17:20
Erdoğan-İnce görüşmesinin tarihi belli oldu

Cumhurbaşkanı adayları Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu ve Selahattin Demirtaş'la görüşen Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu talep etmişti.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın da bugün İnce’nin randevu talebine ilişkin, “Önümüzdeki birkaç gün içinde bu olabilir. Cumhurbaşkanımız siyasi nezakete son derece ehemmiyet veren bir liderdir. Bu nezaket çerçevesinde elbette Sayın İnce’yi kabul edecektir" demişti.

Muharrem İnce, Edirne'de yaptığı açıklamada "Az önce cevap geldi, Sayın Erdoğan bu akşam saat 21:00’de kabul edeceklermiş, şimdi de ona gidip başarılar dileyeceğim" dedi. 

Muharrem İnce'nin Edirne'de yaptığı konuşması özetle şöyle: "Biz Hakkâri’deki Edirne’deki vatandaşımın değil, Prizren’deki cemil ağabeyin, Kırcaali’deki Emine teyzenin, Gümülcine’deki Ahmet amcanın da vicdanı olacağız. Soruyor devamlı, CHP’nin diyor genel başkan adayı kim? Ekonomi diyor biliyor mu? E biliyor. İlhan Kesici ekonomi biliyorsa siz tamam deyin. Başka ne olacaktı? Başarı hikayesi olacaktı. Yılmaz Büyükerşen, Türkiye’de başlı başına bir başarı hikayesidir. Başka ne olacaktı? Partizanlık olmayacaktı ve namuslu olacaktı. Ve namuslu bir adam Abdüllatif Şener o da burada. Bir şey daha olacaktı, tuttuğunu koparan bir halk adamı olacaktı. O da burada.

'BAŞARILAR DİLEYECEĞİM'

Edirne er meydanı. Er meydanında palavra yok, hile yok. Er meydanında pehlivanın birinin kolunu bağlamak yok. Siyaset de er meydanı. TV’leri, uçakları, örtülü ödeneği eline al. Sonra çıkın karşıma… Ben öyle yapmadım, sayın Temel Karamollaoğlu’na, makamına gittim. Başarılar diledim. Sayın Akşener’e gittim, başarılar diledim. Az önce Selahattin Demirtaş’a gittim başarılar diledim. Az önce cevap geldi, sayın Erdoğan bu akşam saat 21:00’de kabul edeceklermiş, şimdi de ona gidip başarılar dileyeceğim.

'ÜNİVERSİTELERİ BÖLDÜRTMEYECEĞİM'

Sen ben yok, ayrı gayrı yok. Kanallar köprüler yollar iyi şeylerdir. Bundan 40 sene 50 sene önce birinci köprüyü Demirel, ikinci köprüyü Özal yaptı, üçüncüyü Erdoğan yaptı, dördüncü köprüyü de İnce gelir yapar. Bunlar kolay iş. Benim en büyük projem, en çılgın projem huzur içinde yaşamak, beraber yaşamak. Derdimiz milleti bir arada tutmak. Camileri böldüler, şu tarikatın camisi bu tarikatın camisi. Okulları böldüler. Medyayı böldüler. Şehitleri böldüler. Kıbrıs şehitleri ayrı 15 Temmuz şehitleri ayrı. Cudi’de şehit olursan başka para, 15 Temmuz’da şehit olursan başka para. En son şimdi üniversiteleri bölüyorlar. Ama o üniversiteleri onlara böldürmeyeceğim.

'80 MİLYONUN CUMHURBAŞKANI OLACAĞIM'

Türkiye birbirine düşerse, içeride kavga ederse, Türkiye bölünürse insanların yürekleri soğursa, bu sefer karşıdan size laf gelir. Fransız çıkmış, kutsal kitabımıza dil uzatıyor. Senin haddine mi? Sen kimsin? Ama şuna emin olun 24 Haziran akşamı Muharrem İnce cumhurbaşkanı, önce içerde birlik dirlik, sonra Fransa Putin, hepinizle sonra görüşeceğiz. Tek olan şeyler değerlidir. Tek olan şeyler bir kesimin olamaz, hepimizindir. AK Partililerin Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Halk Partililerin cumhurbaşkanı olmaz. Cumhurbaşkanı tektir. Vatan tektir, CHP’lilerin vatanı, MHP’lilerin vatanı ayrı olur mu? Olmaz. Cumhurbaşkanı da tektir, hepimizindir. Sayın Genel Başkan benim adaylığımı açıkladığımda parti rozetini çıkardım, Türk bayrağı taktım. Çünkü 80 milyonun cumhurbaşkanı olacağım.

Kim olacak biliyor musunuz? Bu gariban olacak. Dün diyor ki, sayın Erdoğan ‘gariban aday’ diyor. Şöyle düşündüm, ben 3 Kasım 2002’de milletvekili oldu. Sayın Erdoğan Mart 2003’de oldu. Benden 5 ay kıdemsiz. Milletvekili ile başbakanın maaşı arasında fazla fark yok. Ben gariban oldum da sen nasıl zengin oldun aynı maaşla? Ülkede ülkeyi yöneten zengin oluyor, öğretmen gariban oluyorsa, çiftçi gariban oluyorsa, emekli gariban oluyorsa burada bir sıkıntı var. Ülkeyi yöneten zenginleşiyor, o ülkede yaşayanlar garibanlaşıyorsa orada bir sıkıntı var. Bu ülkeyi yönetirken zenginleşmeyen, hep gariban kalan bir cumhurbaşkanı lazım.

Yalovalı kamyoncu Şerif’in oğlu olarak size sözüm bir tane, siz zenginleşmeden ben zenginleşmeyeceğim. Siz ne kadar zenginleşirseniz ben o kadar zenginleşeceğim. Sizinle beraber zenginleşeceğiz. Dolar durdurulamıyor. Diyor ki sayın aday, cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘tek dertleri beni indirmek istiyorlar’ Vallahi değil, benim seninle derdim yok. Benim derdim Türkiye.

Ne diyordun? “Dünya 5’ten büyüktür” diyordun, doğru söylüyorsun, arkandayım. Ama Türkiye de senden büyüktür.

Benim yine aklım almayan bir şey var. Manifesto yayınladı. Manifesto gelecek bildirgesidir. Yani ben iktidara geldiğimde şunları yapacağım… Sen 16 senedir iktidardasın, sen gelecek bildirgesi yayınlayamazsın. Manifestoyu ben yayınlarım. Sen yayınlayamazsın. Sen iflas etmenin belgesini yayınlarsın, sen ancak günah çıkartma belgesi yayınlarsın.

'ASLA KANMAYACAĞIZ KANDIRILMAYACAĞIZ'

Bizim dönemimizde asla kanmayacağız, kandırılmayacağız. Birileri beni kandırmayacak ben de milletimi kandırmayacağım. Sloganımız ne biliyor musunuz? “İnce eleyip sık dokuyacağız” Zaten emin olun ben konuştukça yakında bunlar ince hastalığa yakalanırlar. Mesela diyor ki, “Bana oy verip partime oy vermeyenler var. Onlar münafıktır” İslam dininde münafıklık kötü bir şeydir, kafirlikten sonra gelir. Sayın Erdoğan’a oy verip, partisine oy vermeyenlere münafık diyor. Ben Müslüman kardeşlerimden bir şey rica ediyorum. Aman ha sakın münafık durumuna düşmeyin. Madem partisine vermiyorsunuz, Erdoğan’a da vermeyin münafık olmazsınız.

Bağırıp çağıran ayar veren bir cumhurbaşkanı değil, yol gösteren bir cumhurbaşkanı. Bilim diyen, insan hakları diyen, demokrasi, özgürlük diyen bir cumhurbaşkanı. Kuantum diyen, düşünen robotları söyleyen, uzay madenciliğini tartışan bir cumhurbaşkanı.

Emeklilere 1000’er lira verildi. Ne güzel yaptı hükümetimiz. Kutluyorum onları. Gençler, Muharrem abiniz, öğretmen abiniz size Allah’ın izniyle cumhurbaşkanı olduğunda 19 Mayıs’ta gençlik bursu, 29 Ekim’de cumhuriyet bursu. Geri dönüşümsüz 500 lira para vereceğiz. 25 Haziran sabahı, Türkiye’de yapılacak bütün sınavlardan hiçbirinden ücret alınmayacak. Eğer 80 milyonluk bir ülke kendi evlatlarına sınava sokacağı zaman o sınavdan para alıyorsa, bu utanılacak bir durum. Sınav parası mı olur ya?

Bir başka ayıp0 daha var, ücretliden damga vergisi. Avrupa’da hiçbir ülkede yok. Dünyada iki üç ülkede kalmış. Neye damga basıyorsun da vergi alıyorsun? Kaldırıp gideceğiz onu. Modern bir devlet olacaklar.

Soruyorlar, gençlere para vereceksin, parayı nereden bulacaksın? Sarayın ışıklarını kısacağım. 6 ay millet görecek. O saray da milletin parasıyla yapıldı. Onu da ilk beş bine girmiş üniversite öğrencilerine, bu ülkenin en akıllı evlatlarına vereceğim.

 Diyor ki, hemen yazmışlar. Geçen gün Balıkesir’e gittim. Şöyle yazmışlar pankarta “Saray’ı hemen boşalt Yalova’dan eniştem gelecek” Bunda bir değişiklik yapmak lazım, espri var ama beğenmedim. Ama şunu beğendim “Sarayı hemen boşalt. 25’inde öğrenciler okul kaydına gelecekler.”

'KAPI KAPI GEZMEYE VAR MISINIZ?'

Biz bir büyük yolcuğa çıkacağız. Bir korku salıyorlar, korku şu. Mütedeyyin insanlara diyorlar ki, bak bizim dönemimizde bazı haklarınız oldu başörtüsü konusunda, bak bu İnce seçilirse kaybedersiniz bu haklarınızı. Bakın buradan sesleniyorum, ister evinde tak, ister dışarda tak, ister devlette tak. Bu mesele milletin meselesi olmaktan çıkmıştır. Nerede istiyorsan orada tak başörtüsü. Ama kendini kullandırma, benim böyle bir derdim yok. Önümüzdeki günlerde bu konudaki açıklamalarımı zaten göreceksiniz. Kadınlar; sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz bu sessiz devrimi. Mutfakta aş mı pişiyor, taş mı pişiyor, tencerede et mi pişiyor, dert mi pişiyor siz biliyorsunuz. Kapı kapı gezmeye var mıyız?

Bir otobüs, otobüste yolcular. Otobüsün şoförü bir tane değil mi? Otobüs şoförün istediği yere mi gitmeli, yolcuların istediği yer emi gitmeli? Yolcuların istediği yere gitmeli. Ama şimdi şoförün istediği yere gidiyor. Şener Şen’in filmindeki gibi Maho Ağa vardı ya, Almanya’ya götüreceğim derken şehir dışında bırakıyordu. Bizi Almanya’ya götürecekti şoför, Ortadoğu bataklığına götürüyor. "

Kaynak:Hürriyet

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner73

banner76